SIHIRLIFLUT

AMANİTA VERNA


DANSLAR HAKKINDA HERŞEY BURADA

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım


Hayat bir oyundur...

Tarih: 21:39, 26/3/2007

27 MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!

Tiyatro da başka sanatlar gibi dinsel törenlerden doğmuş, sonra dinden bağımsızlaşarak sanatlaşmıştır. Kökeninde, ilkel insanın doğa olaylarını kendi bedensel hareketleriyle simgesel olarak temsil etme çabaları yatar. Avrupa'da Üst Paleolitik Çağdan (İ.Ö 40-10 bin yıl önce) kalma mağara resimlerinde, ellerine ve yüzlerine hayvan postları geçirmiş insanların ritmik hareketler yaptığı görülmektedir.

Bunlar, maske ve köstüm kullanımının, dolayısıyla tiyatronun ilk örneği sayılır. Maske, kişinin kendi kimliğinin aşarak başka kimlikleri ve daha genel varlık biçimlerini temsil etmesinin en etkin yollarından biridir.
İlkel toplulukların animist inançlarına göre, yinelenen doğal olayların ruhları, kişilikleri vardı; bu kişiler, sonradan tapınma nesnelerine, tanrılara dönüştü.

Yazının Devamı


Dünyada Dans

Tarih: 13:02, 7/2/2007

 

Dans, insanın yeryüzündeki yaşamı kadar eskidir. Dansın sanat olarak ortaya çıkışı ise, Rönesans döneminde gerçekleşmiştir.  20. yüzyıl sınıfsal farklılıkların giderek ortadan kalktığı bir çağ olmuş ve 1920’lerden sonra ortaya çıkan müzik ve dans akımları, gramafon, radyo ve sinema gibi iletişim araçlarının icadı ile yaygınlaşmıştır. Böylelikle vals, tango, fokstrot, swing vb. pek çok müzik ve dans türü,

uluslararası kimlik kazanmıştır.

1905-1914 yılları arasında en popüler salon dansları
mazurka, kadril ve polkadır. 1908 yılından itibaren tango hızlı bir gelişme göstermiş ve 1917 yılında fokstrot ile birlikte Avrupa üzerinden dünyaya yayılmıştır.1924 yılında Josephine Baker’in öncülüğünü yaptığı çarliston, savaşın acılarını unutmak isteyen dünya halkının
gözdesi olmuştur. Dans tutkusu, 1920’li yılların başlarında tüm dünyada yaygınlaşan dans yarışmaları ile ivme kazanmıştır.

1940’larda, swing ve ardından bogie-bogie
moda danslar olarak gündeme gelmiştir. Latin Amerika rüzgarı, 1950’lerin başında
 cha cha, samba, mambo gibi hareketli danslarla egemen olmuş, ancak kısa sürede tahtını rock’n roll’e devretmiştir. Şüphesiz
1950 ve 60’lı yılların tartışmasız dansı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyanın yeni hakimiolan Amerika’nın, yaşam ve eğlence kavramının bir özeti olan rock’n roll olmuştur.

1970’li yıllar ve sonrasında, çiftlerin birbirine sımsıkı sarıldığı
dans türlerinin yerini, giderek akrobatik figürlerin öne çıktığı veçiftlerin karşı karşıya geçip, hızlı bir ritmde dansettikleri danslar almıştır.

Son yıllarda, dansın bir spor dalı olarak kabülüne yönelik
çalışmalar hız kazanmıştır. 8 Eylül 1997 tarihinde, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (International Olympic Committee-IOC) Uluslararası Dans Sporu Federasyonunu tam üyeliğe kabul
ettiğini açıklamıştır. Uluslararası Olimpiyat Komitesine tam üyelik, yasal olarak dansın bir spor dalı olarak kabulü anlamındadır. Ancak, dans sporu henüz olimpiyat oyunlarında yeralmamakta, konuya ilişkin olarak Uluslararası Dans Sporu
Federasyonu, 2008 yılı Olimpiyatlarını hedefleyerek çalışmalarına devam etmektedir.

samba

Tarih: 12:52, 7/2/2007

Bir Ocak sabahı Güney Amerika sahiline ilk ulaşan Portekizli kaşifler, tropik zirvelerin arasından akan taze sularla beslenen bir seri altın sarısı sahilleri barındıran burunlar keşfettiler. Keşfettikleri bu noktayı "Ocak Nehri" ya da Portekizce "Rio de Janerio" olarak adlandıran bu kişiler kaderin gelecekte burası için hazırladığı sürprizden bihaberdiler. Kısa zamanda Portekiz kolonileri buraya yerleşti ve tarım geliştikçe Portekizden, yani Batı Afrikanın otorite altındaki kesimlerinden, Bahia'daki yerleşim alanlarına köleler getirildi.

Samba, bu kölelerin Afrika'dan getirdikleri ve kuvvetli vurmalı ritimlerin çalınabildiği "Batuque" adındaki davullar topluluğuna bir tepki olarak Bahia bölgesinde gelişmeye başladı. Davulun hipnoz etkisi yaratan vuruşları, ilk sambacıların hala Samba de Roda geleneğinde olduğu gibi çıplak ayak dans ederken, günlük tasalarından uzaklaşmalarını sağlıyordu.

Bu kölelerin lisanlarında dans "Semba" demekti ve bu terim ilerde Brezilya'nın kültürüne ulusal danslarının gurur duyarak sundukları adı olarak geçecekti.

Artık Samba, Rio'da her Şubat ayında düzenlenen karnavalın kutlama ve eğlenceyi temsil eden dansıdır. Samba karnavalı dansçıları başlarında şaşalı ve en büyük kostümleri taşımak ile en zor dans adımlarını sergilemek konusunda birbirleriyle yarışırlar. Bu tip Samba, daha gelişmiş bir versiyon olan uluslararası Sambadan farklıdır. Rio karnavalında Samba ferdi olarak uygulanırken, uluslararası versiyonda eşli olarak sunulur.


Samba Samba Samba


"Hızlı, hızlı, yavaş &" olan Samba ritminde Rio dansçıları üç adımlık hızlı ağırlık değişimlerini dizlerini hafifçe kırıp yükselterek yaparlar ve bunu için alternatif adımlar kullanırlar. Erkeklerin hareketleri daha abartısızken, bayanlar kalça hareketlerini vurgulayarak ustalıklarını gösterirler. Bu esnada görüntünün güzelliğini bozmaması açısından baş kesinlikle sabit tutulur. Samba'nın eşlerle yapılan çeşidi ve daha yavaş olan "Pagode" (pe-go-dey diye telafuz edilir) stili halen Brezilya'da sosyal amaçlarla zevk alınarak uygulanır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında önemini kaybetmesine rağmen, The Maxixe (okunuşu ma-şi-şey dir) Brezilya'nın dışında da tanınan ve Avrupa'da bir dönem bilinen ilk Samba çeşididir. 1930ların sonunda umarsız, ritmik ve eğlenceli bir dans olan Samba, Amerikalı dansçıları etkilemiş ve 1930ların ve 1940ların sonunda sinemanın katkısıyla Rio ve onun Samba dansı kitlelerin hayallerinde yer edinmiştir.

Carmen Miranda çevirdiği birçok Hollywood filminde Brezilya'nın ve Samba'nın popüler temel öğelerini işlemiştir. Fred Astaire ve Ginger Rogers ise daha sonraları "Flying Down to Rio" filmiyle; daha egzotik ve romantik bir Rio fikri yaratarak Sambanın tüm dünyaya yayılmasını sağlamışlardır.

Müzik ve Ritim

Samba 1, a 2, 3, a 4 ritmi ile dans edilir. Burada "a" terimi bir vuruşun dörtte biridir. Dans ederken 2 vuruşuna gelmeden once çeyrek vuruşta adım alınır. Samba ritmi


cha cha

Tarih: 12:48, 7/2/2007

Küba familyası danslarının diğer bir üyesi olan Cha Cha Cha, aynı zamanda sosyal Latin-Amerikan danslarının en popüler olanıdır. Cha Cha Cha'nın birçok hareketinde bu sebeble Rumba Mambo hareketlerinden benzerlikler vardır. En temel farklılık "Cha Cha Cha" dadır. Bu terim adını müzikteki dördüncü vuruşun, kolay yakalanabilen Cha Cha Cha ritmini vermek için bölünmesiyle oluşmuştur.

Bu dans başlangıçta Mambo ve Rumba'nın bir çeşidiydi ancak 1948'de Enrique Jorrin, Mambo'nun doğduğu danzon ritmiyle, montuno ritimlerini karıştırdı. Sonuç gözle görülür şekilde farklı ve heyecan vericiydi. Jorrin'in "aldatmaca" anlamına gelen bu yeni kompozisyonu "Enganadora" 1953'te kayıtlara geçti ve devasa ölçülerde popülarite kazandı. Dansçılar hep daha da fazlasını talep ettiler. Cha Cha Cha'nın anlaşılır ritmi küçük müzik topluluklarından büyük orkestralara kadar hemen hemen her şekilde yorumlandı ve kısa sürede neredeyse tüm müzisyenler Cha Cha Cha çalmaya başladı.


 

Cha Cha Cha Cha Cha Cha Cha Cha Cha Cha Cha Cha


 

Cha Cha Cha dansı, müziğinin de olduğu gibi; canlı, göz alıcı, alaycıdır ve coşkun ritmiyle dünyadaki tüm dansçıların rağbet edip zevk alacağı türden nadir bir eğlence sunar.

Cha Cha Cha adı İspanyolca'da "Chacha" çocuk bakıcısı demektir. Aynı zamanda "chachar" kokain yaprağı çiğnemek anlamına da gelmektedir. Ama Cha Cha Cha hızlı bir Küba dansı olan Guaracha'dan geldiği düşünülmektedir.

Cha Cha Cha'nın da ritmi Mambo ve Rumba'da olduğu gibi 4/4'tür. Cha Cha Cha ritmindeki 2, 3, 4 & 1 ritmini vermek için dördüncü vuruş ikiye bölünmüştür. Bu ritimde ilk vuruş vurgulanır. Cha Cha Cha ritminin temposu Rumba'nınkinden biraz daha hızlıdır. Yarışmalardaki sabitlenen ritim dakikada 30 bardır. Göze yavaş görünen bu tempo Cha Cha Cha'nın diğer danslara göre fazla olan adımlarıyla esasen hızlıdır.

Cha Cha Cha'nın bölünmüş dört vuruşu içersinde bir sonraki bara geçmeden dansçının Cha Cha Cha şasi adımları denilen adimlari vardır. Şasi adımları iki vuruşunda öne ve geri atılan temel adımlarla Cha Cha Cha'nın esas ritmine bağlanır. Birçok dansçı Cha Cha Cha'ya bir vuruşunda yana atılan bir adımla başlar. Bu adım bir sonraki 2 vurusunda atılan ön ve geri temel adımlarına yol açmış olur.


Tarih: 12:46, 7/2/2007

Vals’in çıkış kaynagı,16.yy ortalarında Fransa’nın Provence bölgesinde

 ortaya çıkan ve “Valto” olarak adlandırılan folklorik bir danstır.Hatta

 İngiltere Kraliçe’si 1.Elizabeth’in Leicester Kontu ile bu dansı yaptıgı

tablo büyük ün kazanmıştır.

Vals 19.yy’ın başlarında Avusturya ve Almanya’da dans edilen bölgenin

 yerel farklılıklarını bünyesinde barındırarak gelişim göstermiştir.Özellikle

 Kuzey Avusturya’nın “Land lob der Enss”bölgesinde uygulanan dans sitili

 “Londler”adını alarak çok popüler omuştur.

Vals kısa süre Johann Strauss’un müziginin etkisiyle Viyana’da ve 1812

 yılından itibarende İngiltere’de geniş kitlelere ulaşmış,aristokrasinin begenisini

 kazanarak baloların vazgeçilmez eglencesi olmuştur.

Günümüzde vals “Viyana Valsi” ve “Modern Vals” olmak üzere iki farklı ritim ve

kategoride dünya dans literatüründe yer almaktadır.

YOLCU1960

SWEETANGEL

AMANITAVERNA86

PETUNYA


{ } { Sonraki Sayfa }